Kripto YZ - En son ekonomi haberleri
Ekonomi23 Haziran 2026Deniz Arslan

ABD ve İran, İsviçre Görüşmeleri Sonrası Farklı Kazanımlar Elde Ettiğini Savunuyor; IAEA Denetimleri Yeniden Başlıyor

ABD ile İran, İsviçre'de imzaladıkları mutabakat zaptının ardından ilk takip görüşmelerinde anlaşmaya vardı ancak müzakerelerin bir sonraki aşamasının tartışmalı geçmesi bekleniyor. Taraflar, kendi çıkarları doğrultusunda sonuçların farklı yönlerini öne çıkarıyor.

ABD ve İran, İsviçre Görüşmeleri Sonrası Farklı Kazanımlar Elde Ettiğini Savunuyor; IAEA Denetimleri Yeniden Başlıyor

ABD ve İran, İsviçre'de bir mutabakat zaptı imzaladıktan sonraki ilk takip görüşmelerinde anlaşmaya vardı, ancak müzakerelerin bir sonraki aşamasının tartışmalı geçmesi bekleniyor.

Washington bir nükleer anlaşmayı güvence altına almak için yarışırken, Tahran fon ihtiyacını karşılamaya çalışıyor. Her iki taraf da kendi çıkarlarına en uygun gelen sonuçları vurguluyor.

İran'ın nükleer silah kapasitesine giden yolu nasıl engelleneceği gibi önemli konular hâlâ çözümsüz. Aynı zamanda ABD'nin İran petrol satışlarına yönelik yaptırımlarda 60 günlük muafiyet sağlaması, Tahran'a ekonomik baskıdan geçici bir rahatlama getirdi.

ABD Başkan Yardımcısı ve başmüzakereci JD Vance, 22 Haziran'da İran'ın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) müfettişlerini kabul etmeyi kabul ettiğini söyledi. Vance bu adımı "Amerikan halkı için büyük bir kilometre taşı" olarak nitelendirdi.

"Tam olarak istediğimiz sonuç bu" diyen Vance, diğer alanlarda da ilerleme kaydedildiğini ekledi.

Bu açıklamalar, ABD'deki erken eleştirileri yumuşatmayı hedefliyor gibi görünüyor. Bazı muhalif isimler 60 günlük müzakere sürecini "teslim görüşmeleri" olarak nitelendirmişti. Yönetim, ilk takip toplantısında nükleer denetimlerdeki ilerlemeyi öne çıkararak süreci savunmaya geçti.

Başkan Donald Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda "herkesin bildiği gibi" İran'ın nükleer şeffaflığı sağlamak için büyük silah tesislerinde denetimleri kabul edeceğini yazdı.

İran ise farklı bir yorum getirdi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Tahran'ın "yeni bir taahhütte bulunmadığını" söyledi.

İran, 2015 nükleer anlaşması kapsamında denetimlere izin vermiş ancak ABD'nin 2018'de anlaşmadan çekilmesinin ardından bunları sınırlandırmıştı. Geçen yıl ABD'nin nükleer tesislere düzenlediği saldırının ardından denetimler fiilen durdurulmuştu.

İlerleme kaydedilen alanlardan biri, Hürmüz Boğazı ve Lübnan ile ilgili anlaşmazlıkların yönetilmesine yönelik mekanizmalar oluşturulması oldu.

Taraflar, İsrail ve Hizbullah arasındaki çatışmaların görüşmeleri rayından çıkarmasını önlemek için bir gerilimi azaltma organı kurmayı kabul etti. Ayrıca Hürmüz Boğazı'nda yanlış hesaplama riskini azaltmak için bir iletişim hattı oluşturulmasında mutabık kaldılar.

Ancak eleştirmenler, bu önlemlerin masadaki temel sorunları ele almaktan kaçınan savunmacı bir anlaşma olduğunu söylüyor.

New York Times, iki tarafın zamanının büyük bölümünü daha önceden çözülmüş olması gereken konularda koordinasyon sağlamakla geçirdiğini, daha zor sorulara yanıt aramadığını belirtti.

ABD'nin İran petrolüne yönelik yaptırımları 60 günlüğüne kaldırma kararı, Tahran için somut bir kazanım anlamına geliyor.

Washington'un ayrıca, çözülecek herhangi bir İran fonunun ABD tarım ürünleri alımına yönlendirilmesini önerdiği bildiriliyor. Bu yaklaşım hem Tahran'dan daha yumuşak bir yanıt almayı hem de Amerikalı çiftçilere destek sağlamayı hedefliyor.

İran'ın bu fonların kullanımına yönelik kısıtlamaları kabul edip etmeyeceği ise belirsizliğini koruyor.

Tarafların nihayetinde yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun elden çıkarılması ve uranyum zenginleştirmenin durdurulması gibi temel nükleer silahsızlanma sorunlarını çözüp çözemeyeceği konusunda şüpheler sürüyor.

New York Times'a göre mutabakat zaptı ile belirlenen 60 günlük süre, İran'ın nükleer hedefleri meselesini ele almak için tasarlanmıştı. UAEA müfettişlerinin geri dönüşü tek başına daha geniş nükleer anlaşmazlığı çözmekten çok uzak.

Yapay zeka yorumu

Bu haber, ABD-İran ilişkilerindeki gelişmelerin küresel piyasalarda belirsizlik yaratabileceğini gösteriyor. Jeopolitik risklerin arttığı dönemlerde kripto para piyasaları da etkilenebileceğinden yatırımcıların bu tür haberleri takip etmesi önem taşıyor. Ancak kesin bir fiyat yönü tahmininde bulunmak mümkün değil.