Güney Kore'de STO Düzenlemesi Yaklaşırken Tokenlaştırılmış Varlıkların Rekabet Gücü Tartışılıyor
Güney Kore'nin önümüzdeki yılın Şubat ayında yürürlüğe girecek olan menkul kıymet tokenizasyonu (STO) çerçevesi öncesinde, geleneksel elektronik menkul kıymetler ile tokenlaştırılmış menkul kıymetler arasındaki farklar ve STO'nun sunacağı özgün avantajlar finans sektörünün odak noktası haline geldi.

Güney Kore dijital menkul kıymetler piyasası, önümüzdeki yılın Şubat ayında hayata geçirilmesi planlanan menkul kıymet tokenizasyonu (STO) düzenleyici çerçevesi öncesinde hareketleniyor. Kore Borsası (KRX), 16 Kasım'da parça bazlı (kesirli) yatırımlar için elektronik menkul kıymet tabanlı yeni bir piyasa açmaya hazırlanırken, tokenlaştırılmış menkul kıymetler için tezgah üstü (OTC) piyasaların açılış hazırlıkları da sürüyor. Sektördeki temel zorluk ise tokenlaştırılmış menkul kıymetler için belirgin bir rekabet avantajı ortaya koyabilmek olarak öne çıkıyor.
Kore Borsası'nın açmayı planladığı yeni piyasada yatırımcılar; sanat eserleri ve Kore sığırı (Hanwoo) gibi standart dışı varlıklara dayalı parça bazlı yatırım ürünlerini mevcut aracı kurum hesapları üzerinden elektronik menkul kıymet formatında işlemeyebilecek. Öte yandan finansal otoriteler, 4 Eylül'de yaptıkları açıklamayla STO kapsamını parça bazlı yatırımların ötesine geçireceklerini bildirdi. Şubat ayından itibaren para piyasası fonları (MMF), özel nitelikli tahviller ve halka açık olmayan hisse senetleri gibi geleneksel finansal ürünlerin de bu kapsama dahil edilmesi, sistemin kademeli olarak halka arz menkul kıymetlerine ve sabit koin tabanlı zincir üstü ödemelere bağlanması hedefleniyor.
Sektör temsilcileri ve aracı kurum yetkilileri, yatırım ürünlerinin yalnızca ihracat yönteminin elektronik menkul kıymetten tokenlaştırılmış menkul kıymete kaymasının bireysel yatırımcılar açısından büyük bir fark yaratmayabileceğini belirtiyor. DB Financial Investment yetkilisine göre, 24 saat kesintisiz işlem ve küçük miktarlarla yatırım gibi imkanlar mevcut elektronik menkul kıymet altyapısıyla da sağlanabildiği için, blokzincir kullanımının tek başına yeterli bir üstünlük sağlaması beklenmiyor.
Bu noktada STO altyapısının esas farkı, standart dışı varlıkların hak yönetiminde ve ihracat süreçlerindeki esneklikte ortaya çıkıyor. Sanat eseri odaklı parça bazlı yatırım platformu Tessa'nın Üst Yöneticisi (CEO) Kim Hyeong-jun, tokenlaştırılmış menkul kıymet piyasasının zamanla farklı varlıkların bir arada sunulduğu geniş bir pazara dönüşeceğini ifade ediyor. Güneş enerjisi santralleri veya sanat eserleri gibi projeye özel tekrarlanan ihraçlarda, OTC tokenizasyon piyasalarının geleneksel borsa kote süreçlerine kıyasla zaman ve maliyet tasarrufu sağlayabileceği vurgulanıyor.
Hanwoo parça bazlı yatırım platformu BankCow'u işleten Stockkeeper şirketinin Üst Yöneticisi (CEO) Ahn Jae-hyun ise tokenizasyon altyapısının dayanak varlığa ilişkin tüm bilgileri, yatırımcı haklarını ve takas detaylarını tek bir dijital sistem üzerinde şeffaf biçimde birleştirebildiğini belirtiyor. Piyasa katılımcıları, STO'ların başarısının blokzincir teknolojisinin kendisinden ziyade; daha şeffaf hak yönetimi, hızlı takas imkanı ve geleneksel piyasalarda sunulması zor olan ürün çeşitliliğine bağlı olacağı görüşünde birleşiyor.
Yapay zeka yorumu
Güney Kore'nin STO adımı, geleneksel finans piyasaları ile blokzincir altyapısının entegrasyonu açısından kritik bir emsal teşkil etmektedir. Tokenlaştırılmış menkul kıymetlerin başarısı, yalnızca teknolojik altyapıya değil, geleneksel elektronik menkul kıymetlerin sunamadığı şeffaf hak yönetimi ve standart dışı varlık çeşitliliğine ne ölçüde imkan tanıyacağına bağlı olacaktır.
