Yabancı Yapay Zekaya Bağımlılık Güney Kore İmalat Sektörünü Tehdit Ediyor
Kore Sanayi Ekonomisi ve Ticaret Enstitüsü (KIET) tarafından yayımlanan yeni bir rapora göre, Güney Kore imalat sektörünün fabrikalarında yalnızca yabancı yapay zeka teknolojilerine dayanması küresel rekabet gücünü korumaya yetmeyebilir. Rapor, yerli bir tedarik ekosistemi oluşturulmadığı takdirde Koreli üreticilerin küresel teknoloji devlerine bağımlı hale gelebileceği uyarısında bulunuyor.

Kore Sanayi Ekonomisi ve Ticaret Enstitüsü (KIET), 6 Eylül'de yayımladığı raporda, Güney Kore'nin yapay zeka politikasının yalnızca üreticilerin bu teknolojiyi benimsemesini desteklemekle sınırlı kalmaması, aynı zamanda yerli bir tedarik ekosistemi yetiştirmeye odaklanması gerektiğini belirtti. Raporda, yabancı teknolojilerin doğrudan satın alınıp kullanılmasının, geçmişte Japonya'nın malzeme, parça ve ekipman ihracatına getirdiği kısıtlamaların yarattığı tedarik zinciri krizine benzer kırılganlıklar doğurabileceği vurgulandı.
Küresel teknoloji rekabetinin tekil teknolojilerden tüm değer zincirini kapsayan dikey entegrasyon sistemlerine kaydığı ifade edilen raporda; güç sistemleri, veri merkezleri, yarı iletkenler, yazılım ve hizmetleri içeren bütüncül yapıların kurumsal rekabetin ana sürücüsü haline geldiği kaydedildi. Nvidia'nın çip, yazılım ve bulut hizmetlerini birleştirmesinin yanı sıra Google, Amazon ve Microsoft'un da kendi yarı iletkenlerini ve yapay zeka modellerini bulut platformlarıyla entegre ettiği hatırlatıldı. Bu yapı içerisinde yüksek bant genişlikli bellek (HBM) gibi kritik bileşenlerde güçlü olmanın tek başına liderlik sağlamaya yetmediği; üreticilerin belirli bir platform etrafında sistem kurmaları halinde başka bir servise geçişin yüksek maliyetli olduğu "kilitlenme" (lock-in) riskiyle karşı karşıya kaldığı belirtildi.
Raporda ayrıca Güney Kore ile Avrupa arasındaki sanayi yapay zekasını benimseme yaklaşımları karşılaştırıldı. Avrupa'nın 2021'den bu yana Catena-X ve Gaia-X gibi girişimlerle şirketler arası veri paylaşımı ve bağlantı altyapısını kurduğu, ardından bunu sanayi yapay zekasıyla birleştirerek üretim hattı değişim sürelerini kısalttığı ifade edildi. Güney Kore'de ise şirketlerin toplam geliştirme süresinin %70 ila %80'ini verileri düzenlemek ve işlemek için harcadığı, ortak bir veri tabanı yerine tekil şirket odaklı projelere ağırlık verildiği aktarıldı. Bilgi teknolojileri (IT) ve operasyonel teknolojiler (OT) alanındaki yerli tedarikçiler güçlendirilmediği takdirde, yapay zeka teşviklerinin yabancı platformların pazar payını büyütmeye hizmet edebileceği uyarısı yapıldı.
Genel amaçlı yapay zeka alanında devasa sermaye yatırımlarıyla rekabet etmek yerine, Güney Kore'nin imalat sahalarına özel "dikey yapay zeka" (vertical AI) çözümlerine odaklanması gerektiği savunuldu. Milisaniye düzeyinde tepki gerektiren ekipmanlar, dış ağlardan izole edilmesi gereken yarı iletken ve savunma tesisleri gibi alanlarda standart bulut tabanlı yapay zeka çözümlerinin yetersiz kaldığı; bu nedenle veriyi ekipmanın yakınında işleyen kenar (edge) teknolojilerinin ve saha içi eğitim kabiliyetlerinin ön plana çıktığı vurgulandı.
KIET Kıdemli Araştırma Görevlisi Lee Sang-hyun, süreç anormalliklerini belirleme kriterleri ve ekipmanlar arası otonom koordinasyon kuralları gibi operasyonel standartların yalnızca uzun imalat deneyimine ve saha verisine sahip ülkeler tarafından belirlenebileceğini söyledi. Lee, Güney Kore'nin yabancı yapay zekanın sadece bir tüketicisi olmaktan çıkıp otonom üretimde kuralları koyan bir ülke haline gelebilmesi için bu standartları bir an önce güvence altına alması gerektiğini sözlerine ekledi.
Yapay zeka yorumu
Gelişen yapay zeka teknolojileri sanayi sektöründe köklü bir dönüşüm sağlarken, yerli altyapı yetersizlikleri küresel teknoloji devlerine olan bağımlılığı artırma riski taşımaktadır. İmalat odaklı ekonomilerin dikey entegrasyon ve kenar bilgi işlem çözümlerine yönelmesi, hem veri güvenliği hem de uzun vadeli teknolojik bağımsızlık açısından kritik bir unsur olarak öne çıkmaktadır.
