Kripto YZ - En son ekonomi haberleri
Ekonomi11 Temmuz 2026Deniz Arslan

Trump İran Ateşkesinin Bittiğini Duyurdu, Tahran’dan Sert Yanıt: Teslim Olmayacağız

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile ateşkesin sona erdiğini açıkladı. Tahran yönetimi ise teslim olmayacaklarını belirterek gerilimin tırmanmasına neden oldu. Hürmüz Boğazı’ndaki saldırılar ve ateşkes ihlalleri iki ülkeyi yeniden karşı karşıya getirdi.

Trump İran Ateşkesinin Bittiğini Duyurdu, Tahran’dan Sert Yanıt: Teslim Olmayacağız

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile varılan ateşkesin sona erdiğini duyurdu. Truth Social hesabından 10 Temmuz’da yaptığı açıklamada, “İran İslam Cumhuriyeti ‘görüşmelere’ devam etmemizi istedi” ifadesini kullanan Trump, Washington’un bu talebi kabul ettiğini ancak Tahran’a ateşkesin bittiğinin net bir şekilde bildirildiğini söyledi.

Trump, daha önce 8 Temmuz’da NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile yaptığı görüşmede de savaşı sona erdiren mutabakat zaptının “görünüşe göre bittiğini” belirtmişti. Son paylaşımıyla bu tutumunu resmileştirmiş oldu.

ABD, müzakerelere kapıyı tamamen kapatmış değil. Ancak ateşkes devam ederken yürütülen savaşı sona erdirme görüşmelerinin çerçevesi çökmüş durumda. Washington bir yandan diplomasiyi canlı tutarken, diğer yandan gerekirse askeri harekâta yeniden başvurabileceğinin sinyalini veriyor.

Trump’ın sertleşen mesajının arkasında, İran’ın Hürmüz Boğazı’nda ticari gemilere yönelik saldırılarının devam etmesi yatıyor. ABD, bu eylemleri mutabakat zaptının ihlali olarak görüyor. Ateşkesin sona erdirilmesi aynı zamanda İran üzerinde baskıyı artırma ve askeri seçeneği masada tutma amacı taşıyor.

Tahran ise geri adım atmayacağını net bir dille ifade etti. Savaşı sona erdirme görüşmelerinde İran tarafını yürüten Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, 10 Temmuz’da yaptığı açıklamada savaşın sona ermesinin öncelikli hedef olduğunu ancak “bu çatışma asla İran’ın teslim olmasıyla sona ermeyecek” dedi. Galibaf, İran’ın savunma pozisyonunu hiç gevşetmediğini, Washington’un yeniden provokasyon yapması durumunda “topyekûn bir savunma savaşıyla meşru haklarını geri alacaklarını” belirtti.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de Trump’ın İran’ın görüşme talep ettiği yönündeki iddiasını yalanladı. Tahran’ın ABD’ye böyle bir başvuruda bulunmadığını ancak Katar arabuluculuk heyetini kabul ettiklerini söyledi. Katar, geçen ay ABD ile İran arasında mutabakata varılmasında arabuluculuk rolü oynamıştı. İran’ın Katar heyetini kabul etmesi, doğrudan görüşme talebini reddederken diplomatik kanalları açık tutma çabası olarak yorumlanıyor.

İki taraf da müzakerelere kapıyı tamamen kapatmadan sert mesajlar veriyor. Ancak Hürmüz Boğazı’ndaki son çatışmalar diplomasi ortamını ciddi şekilde zedeledi. Son günlerde İran’ın boğazda sivil ticari gemilere saldırması ve ABD’nin misilleme amaçlı hava saldırıları gerilimi tırmandırdı. Tarafların güç kullanmaya hazır olduklarını göstermesi, uzun süreli bir çıkmazı giderek daha olası hale getiriyor.

Krizin merkezinde savaşı sona erdiren mutabakat zaptının yorumlanmasındaki anlaşmazlık yer alıyor. En keskin ayrışma Hürmüz Boğazı ile ilgili madde üzerinde yaşanıyor. Madde 5’e göre İran, boğazda savaş nedeniyle kesintiye uğrayan seyrüseferi yeniden başlatmak, güvenli geçişi sağlamak ve deniz mayınları gibi askeri engelleri kaldırmak için gerekli adımları atacak. Ayrıca boğazın gelecekteki yönetimi için Umman gibi komşu ülkelerle istişarede bulunacak.

ABD, bu maddeyi boğazda serbest ve güvenli seyrüsefer taahhüdü olarak okuyor. İran ise maddeyi Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünün tanınması olarak yorumluyor. Tahran, ticari gemilerin İran kıyı şeridi boyunca belirlenmiş rotaları kullanması gerektiğini savunurken, diğer rotaları kullanan gemilere saldırmaya devam ediyor. ABD bunu mutabakatın açık ihlali olarak değerlendiriyor ve misilleme hava saldırıları ve yaptırımlarla karşılık veriyor.

Washington, 7 Temmuz’da İran petrolüne yönelik yaptırımları yeniden yürürlüğe koydu ve ayrıca Mukteda Hamaney’e bağlı bir finansöre yaptırım uyguladı. Bu adım, askeri ve ekonomik baskıyı birleştirerek İran’ı müzakere masasına döndürme amacı taşıyor. Buna rağmen iki taraf da mevcut savaşı sona erdirme çerçevesini tamamen terk etmiş değil. Arabulucu ülkeler aracılığıyla perde arkası görüşmeler sürüyor.

Axios’un haberine göre, önümüzdeki hafta İsviçre’de ABD ile İran arasında ek görüşmeler planlanıyor. Katar yetkililerinin de ABD ile koordinasyon sonrası İran’ı ziyaret ederek yetkililerle görüşmesi bekleniyor. Perde arkası diplomasiye yakın bir diplomat, “iki tarafın da mutabakata dönmek istediği açık” ifadesini kullandı. Ancak son askeri çatışmalar iki tarafta da güvensizliği derinleştirdi. Mutabakat çerçevesinin yeniden işlemesi için sadece görüşmelerin yeniden başlaması yeterli olmayacak; ek güven artırıcı önlemler gerekecek.

ABD’nin muhtemelen Hürmüz Boğazı’nda istikrarlı seyrüsefer ve nükleer görüşmelerin yeniden başlamasını talep etmesi beklenirken, İran’ın hava saldırılarının durması ve yaptırım hafifletilmesini şart koşması öngörülüyor. Sıradaki soru, iki tarafın yeniden bir ateşkes çerçevesine dönebilmek için yeterli adımı atıp atamayacağı. Washington ve Tahran diyaloğu canlı tutsa bile Hürmüz Boğazı anlaşmazlığı çözülmezse çatışma her an yeniden alevlenebilir.

Yapay zeka yorumu

Bu haber, jeopolitik risklerin yeniden yükseldiğine işaret ediyor. İran-ABD gerilimi, özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik endişeleriyle petrol fiyatlarında oynaklığa neden olabilir. Kripto para piyasaları da bu tür jeopolitik belirsizliklerden etkilenebileceği için yatırımcıların dikkatli olması gerekiyor.